5 Şubat 2018 Pazartesi

Bir Kadın Daha




Bir kadın daha kalbinden bavulunu toplayıp bilinmezliğe doğru yola çıktı. Bir kadın daha yitti gözünün ucunda, burnunun dibinde. Onun haberi var mıydı bir kadının daha intiharı olduğundan? Bilse utanırdı bir zamanlar sahip olduğu ruhundan. Bilse utanırdı kullandığın tüm kalpler yerine kendi kalbinden.

Donuk suretinin arkasında incinmiş bir adam olduğuna kim inanır söyle. Anlat belki kanarım bir kez daha incitilmiş gönlüne. Aynı acıyla ayrı evlerde büyümüştük. İkimizde çok iyi biliyorduk sevgisizliği. Bizi birbirimize getirende bu değil miydi? Geçmişin yaraları, geleceğin bilinmez heyecanı.. Yeni bir hayat hayali kurduk ve tekrar başa döndük.

Zamanın unuttuğu görülmemiştir. Gideni geleni, terk edeni geri döneni. Sen unutmaya çalışırsın o yüzüne vurur. Görmezsin duyurur, kaçarsın karşına çıkartır. Peşine düşer süründürür.

Dönmemek üzere bir yola çıktım bedeline razıyım. Kendime verdiğim sözleri tutmayı pek beceremem bilirim. Buralarda sana yer yok kalbim. Buralarda sadece bilinmez çarpıklıklara yer var. Burası onun büyük aşkıyla yok oluşunun gezegeni. Senin yok oluş yerin ise ilerideki uçurumun dibi.

Buralarda sana tutunacak dal yok kalbim. Burada sadece kurumuş yapraklar, solmuş bir kalp ve bataklık var. Burası onun sevdasının zindanı. Senin yok oluş yerin ilerideki uçurumun dibi.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Sokaklarında Vuruluyorum.


Gözlerindeki derinliğin içinde başka bir kadın olduğunu anlamam sadece bir saniyemi aldı. Senin yalanlardan ibaret olduğunu anlamam ise sekiz ayımı... Kalbine o kadar derinden bağlıydım ki, aklımdan şüphe ettim senden şüphe etmedim.  İnanmak istemedim bir türlü. Ağzından çıkan kelimeler ne kadar netse o kadar kulağımda yankılandı. Kahroldum. 

Ne kadar benimsen o kadar yokmuşsun meğer. Sessizliğin içinde kendimi kendimden dinliyorum. Nerede hata yapıp seni kaybettiğimi bilmiyorum. Gittiğin günden beri kalbimin atışını boğazımda hissediyorum.

Kıyamet benim kalbimde çoktan koptu. Düşüyor ruhum, tıpkı teninden kopan diğer parçalanmış bedenler gibi. İçimde koca bir boşluk var. Orayı artık sen bile dolduramazsın. Boğulmak gibi değil, uçurumdan düşmen gibi değil. Adını hiç bilmediğim günlere yürüyor gibiyim. Sokaklarında vuruluyorum. Kendi ellerimle içine inşa ettiğim camdan şatolar üzerime yıkılıyor. Uğruna çektiğim bu yegane zulmü katlanılır kılan tek şey, bir zamanlar Tanrının bir hediyesi olduğunu düşündüğüm anılar.

Gitmeden bir kaç dakika önce önünde eğilmiştim, baştan aşağı süzmüştüm ruhsuz bedenini. Biri gelmiş, biri gitmiş senin için ne fark eder. Dününü bugününe hiç bir zaman taşımadın, sende acı bile yok. Artık öğrendim. 

23 Aralık 2017 Cumartesi

Kavuşamadan Vedalaştık


Kendimden çıktım yola, kalbine doğru yol aldım. İlmek ilmek ördüğüm, sabırla işlediğim bu yolda beni bir hiçmişim gibi ortada bıraktın.

Git dediğinde lafını ikiletmeden gittim. Çok seviyordum, çok aşıktım. Sensiz nefes alamayacağımı biliyordum. Uğruna aştığım o çamurlu anılarını, yüreğinin çukurlarını, tenha sokaklarında çırpınışımı, uğruna verdiğim tüm savaşları bir kalemde silip attım. Nedenini bile sormadan öylece gittim. Çünkü seni ben yaratmıştım. Ve öyle hoyrat, öyle göklerde yaratmıştım ki, karşında dikilsem savurur atardın. Yuva olsam evi başıma yıkardın.

Sen benim hiç bitmeyecek olan çilemdin. Ben bunu bile bile öpüp başımın üzerine koydum seni. O denli sevdim sokağını, çukurunu, çamurunu, nefesinle beraber hayatıma soktuğun her şeyini.

Biz seninle kavuşamadan vedalaşmak zorunda kaldık. Ah şu imkansızlıklar.. Soldurdu tüm çiçeklerimi.

Sen mermi dolu bir tabancaydın ve ben ıskalamayacağını bile bile önüne atladım.

1 Aralık 2017 Cuma

Yorgun Şarkı


Hep aynı veda sözleri, hep aynı hicran. Sıyrıldın mı artık ruhumdan? Peki ya bana olanlar?
Zarar ziyan uğrunda ettiğim tüm tövbelerim. Beni sınamaktan hiç bir zaman vazgeçmedin. Tarttın ölçtün biçtin kendince hesaplar yaptın. Sevginin hesabı olmaz bunu hiç bir zaman anlamadın. 

Senden pek bir şey istemedim. Sev istedim. Yaralarınla kabul ettim. Olmaz dedin. Ah, elde kaldı uğruna ettiğim tüm yeminlerim. 

Ah diyerek söze başladığım her şarkı bende gönül yarasıdır. Sana binlerce ah ile başladım. Artık sen ne anlarsan onu dinle. Ama en çok kalbinden gelen sızıyı dinle. İşte o benim. İç çeke çeke sevdim seni . Ah o endamın, ah o zümrüt yeşili gözlerin..

İçimde büyüyen kör olasıca felaketimsin. Bir türlü kestirip atamadığım, hançeri batırdıkça battığım, kanattıkça kanadığım, eriyip kalıplaşmış bir cesetsin içimde. Kalbimi kaplayan, kederiyle geleceğimi kenetleyen bir ceset.

 Ölü olduğunun farkındasın değil mi? Tıpkı sevgileri ziyan eden diğerleri gibi? Farkına vardığında kalbindeki şarkıları bana geri getirme. Ben artık senin için çalıp söylemeyeceğim. 

18 Kasım 2017 Cumartesi

Kadehi Tutuşuna Bile Aşıktım


Bu yoğun bir his. Kelimelere dökülemeyecek kadar anlamlı. Yaşantıyı allak bullak edebilecek kadar saplantılı. Aşkmış bunun adı. Beni sevebilme ihtimalini beklerken o kadar soyutladım ki kendimi her şeyden. Tıpkı benim yanımda kendini soyutladığın gibi. 

Beni dinlerken ses tonumda onu arıyor muydun? Seni güldürdüğümde buruk kahkahanın altında yatan sebep o muydu? 

Kadehi tutuşuna bile aşıktım. Saçlarının rüzgarda dalgalanışına, okuduğun kitapta çizdiğin satırlara, dinlediğin şarkılara, yolda kafasını okşadığın köpeğe.. Bu sevgiden öte bir şeydi. Aşıktım.  

Yüz hatlarına gökyüzümü çizmiştim, sen benim deniz kıyısındaki çatı katımdın. 


Gittiğinde kalbim dünyanın tersine döndü, orada iki gezegen birbirine çarptı. Her taraf yasa bulandı. Kan revan oldu ruhumun seninle parıldayan tüm yıldızları. Alacalı kalbimi kilitledim, gökyüzünün yerini unuttum. Kurtulmak istedim bağırdım, çağırdım ve sonra kimse sesimi duymasın diye kendi ellerimle ağzımı tıkadım. 

Ne kadar benimsen o kadar yokmuşsun meğer.
Ah şu bir avuçluk kalbe neler yaptın bir bilsen.

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Acı İçimde Hep Varolacaktı


Hayatı en manasız yerlerde sorgulamak aklımın en sevdiği oyundur. Hem zaten her şeyi en manasız yerde yapan, her zaman en manasız yerde bulunan, en manasız adama tutulan bir kadından başka ne beklenirdi ki.

Bu debelenişin içinde bazen merak ediyorum, acaba sen hiç olmasaydın ben yine de böyle biri olur muydum? Güvensiz, dengesiz, sürekli bilmediği bir şeyleri bekleyen, kendini kendine bile ait hissedemeyen.. Sen olmasaydın ben yine böyle yıkılmış biri olur muydum? Unutamıyorum bir türlü. Kendime bu şeyin yakında biteceğini söyleyip duruyorum ve bir türlü bitmiyor. 

Kendimi kendime yenilmiş, acımasız ve çaresiz hissediyorum. Gittiğinden beri kalbime alt tarafı aptal bir adam olduğunu söylüyorum. Artık bu kendimi avutmam da yeterli olmuyor. Artık mesele sadece sana olan o büyük aşkım değil. Yokluğunda kendime çektirdiğim o büyük ızdıraplar. 

Giderken çok güçlü bir kadın olduğumu ve sensizde yaşayabileceğimi söylemiştin. Biliyorum, ama bu sadece yokluğuna direnerek kendime işkence etmemi sağlıyor. Gücümü seni unutmamak adına kullanıyorum. Bunu engelleyemiyorum. 

Ama hepsi bu. Ben buyum, sen bu kadarsın. 

Yıldızları saymayalı ne kadar zaman oldu? Annene çiçek almadığın, beni düşünmeyi bıraktığın kaçıncı gün bugün? Boş ver, zaten gitsen de kalsan da acı içimde hep var olacaktı.

Yaramın acısı geçtiği an, ben yine kanatacak birini bulurum.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Bedene Taciz Ruha Tecavüz 2


Her gün haberlerde taciz-tecavüz haberlerini okuyup kınadıktan sonra ertesi gün aynı şeyi başka bir kıza yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Kendi çoluğunuz çocuğunuzda aynı şeye maruz kaldığı zaman mı? Acaba o zaman da benim çocuğum kuyruk sallamasaydı karşısındakini azdırmazdı iyi ki tacize uğramış, yapan kişi iyi yapmış diyebilecek misiniz?


 Sizin yarattığınız travmalar yüzünden intihar eden, obsesif-kompülsif bozukluğu olan kaç insan var biliyor musunuz? 

İnsan içinde bacaklarınızı iki metre açarak uzatamazsınız, sokaklara tüküremezsiniz, yoldan yürüyen güzel bir kız görünce laf atamazsınız, sokakta öküz gibi kahkaha atamazsınız, sosyal medya üzerinden oranızı buranızı insanlara atamazsınız, sizi istemeyen bir kıza orospu damgası vuramazsınız. Erkeksiniz diye canınız ne istiyorsa onu yapamazsınız. Bana akşam ezanından sonra dışarı çıkamazsın derken, kendinde dışarı çıkma hakkını nereden buluyorsun? Sokaklar güvenilir değilse zaten sizin zihniyetiniz yüzünden güvenilir değil. Tenha sokaklarda yalnız başına yürürken telefonla konuşma gereği duyuyorsak sizin yüzünüzden.


Tacize uğramayan kaç kişi vardır? Bence çok azdır. Ben dört yaşında tacize uğradım ve babamdan utandığım için uzun bir süre kimseye söyleyemedim ve bu uzun bir süre daha devam etti. Anneme söylediğimde ise babama söylemedi. Adamı hala sokakta görüyorum. Ve benim yaşadığım şeyleri artık kimsenin yaşamasını istemiyorum. 


Komşuya oturmaya gittiğimizde iki lafından biri oğlunu övmek oluyor. Ama annem beni övse 'kızını oğluma almam için övüyor' zihniyeti oluşuyor.


 Dünyanın oğlunuzun küçük şeyi etrafında dönmediğini onlara ne zaman öğreteceksiniz? 


Kızlar öyle yapmaz, böyle yapmaz dediğiniz ahlak kurallarını oğullarınıza ne zaman öğreteceksiniz?


Annesi babası olmadığınız halde hiç tanımadığınız bir kızın namus bekçiliğini yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? 


İnsanları kendi kalıbınıza göre yargılayamazsınız. Ha, karşınızda ki size göre çok günah olan bir şey mi yaptı? Sözde müslümansınız ya, o zaman o kişi için Allah'a dua edin. 'Allah'ım onu kötülüklerden koru' deyin. 'Allah'ım ona doğru yolu göster' deyin. Kafanızı başka yöne çevirin. Müslüman bir ülkede yaşıyoruz diye açık giyiniyorsa ona küfür etmeyin. Hepsi bu, yapabileceğiniz tek şey bu. Kimseye zorla bir şey yapamaz ve yaptıramazsınız. Artık bunu öğrenin. 


İş yerinde evli çocuklu  patronunun ahlaksız teklifini kabul etmediği için işten çıkarılan kadın, patronunun yazdıklarını ifşa edince yine kadın suçlu bulunmuş. 


Kız instagram kullandığı için babası tarafından öldürüldüğü halde, babası delikanlı adam ilan edilirken yine ölen küçük kız suçlu bulunmuş. 


Küçük kız onu taciz eden kişinin mesajlarını paylaştığı için suçlu bulunmuş. Şişkoymuş, tacizi hak ediyormuş..


Sizin aşağılık tekliflerinize ve mesajlarınıza göz yummayıp karşı çıktığımızda orospu oluyorsak evet beyler biz orospuyuz. 



Kadın tüylerini almıyormuş, iğrençmiş. Kadın dediğin böyle kısa olurmuymuş. Selülitli bacakmış, çarpık bacakmış, cılız bacakmış, kalın bacakmış. Kısa saçlı kadın mı olurmuş. Sa na ne. Sanane be adam. Şişkoysam şişkoyum, zayıfsam zayıfım, makyajı seviyorsam seviyorum. Bunlardan sanane.  Makyaja laf edip doğal kız görünce 'ıyy şu tipe bak' diyemezsin. Biz senin kıllarına bir şey diyor muyuz? Biz seni eleştiriyor muyuz? Biz senin olmayan beynini kamufle etmek için kas olayını abartıp kışın bile çıplak gezmene bir şey diyor muyuz. Biz meme ucumuzu saklamak için sütyenin üzerine atlet giyiyoruz. Peki ya siz? Biz sizinkileri görünce deli gibi kuduruyor muyuz? Gerçi haklısınız bu işler meme ucuyla olacak şeyler değil sizin için nefes alsak yeter.  



Bu ülkede okulda oje sürmek yasak ama okul çağında ki kızla evlenmek gayet normal. Mesele ülkede değil zihniyette. Tecavüzün indirimi olmaz. Merhametinizi tecavüzcülere değil ihtiyaç sahibi yoksullara gösterin. 


 En acısı da kadın kadına birbirimizin arkasını kollayacağımız yerde 'oh iyi olmuş, hak etmiş' gibi şeyler söyleyip magazin okur gibi 3.sayfa haberleri okuyoruz.


Ahlak herkese ahlaktır. Çocuklarınıza matematiği öğretip en güzel yerlere yerleştirme hayalleri kurmak yerine önce insanlığı merhameti ve sevgiyi öğretin.